E-BÜLTEN ÜYELİĞİ
Hakkımızda

Cafe Dinleti Salonu

Sanatın doğru adresi...

Milli Eğitim Bakanlığı ’na bağlı Özel İstanbul Güzel Sanatlar, geleceğin sanatçılarına akademik sanat eğitimi vermek üzere kuruculuğunu üstlenen Marmara Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü mezunu İbrahim Halil Erez ve Eda&Metin Özülkü'nün güzel sanatlar kurumunu 15 Eylül 1997 günü hayata geçirmesiyle eğitime başladı.

Her yaştan ve meslek grubundan sanatsevere modern eğitim anlayışı ve uzman kadrosuyla Anadolu Yakası ’nın en modern sanat ortamında klasik müzik, modern müzik, resim, bale, dans ve tiyatro dallarında eğitim veren İstanbul Güzel Sanatlar, her geçen gün artan öğrencileri ve genişleyen öğretim kadrosuyla belirlediği hedef doğrultusunda hep daha iyiye ve güzele doğru kendisiyle yarışıyor.

Özel İstanbul Güzel Sanatlar ’ın kapısından adımınızı atar atmaz kendinizi çok farklı, sanat dolu bir dünyada buluyorsunuz… Mozart’ın, Bach’ın, Paganini ’nin yüzyıllar öncesinden günümüze gelen müzikleri eşliğinde başlıyorsunuz merdivenleri çıkmaya…

Her katta farklı bir güzellikle karşılaşıyorsunuz. Girişte sizi karşılayan Lorel ve Hardy ’nin ellerinde enstrümanları ile objektife gülümserken gözlerinde parlayan ışıltı yerleşiyor gözlerinize ve siz o ışıltıyla dolaşıyorsunuz diğer katları… Sonra sınıfların isimleri çarpıyor gözünüze.

Birinci katta Mozart ’ın piyano sınıfı ve Schönberg ’in solfej sınıfı yer alırken, ikinci katta Giuliani ve Sor ’un klasik gitar sınıfları ile Beethoven ’ın piyano sınıfı ve Verdi ’nin şan sınıfıyla karşılaşıyorsunuz. Aralık kapıdan süzülen o güzel ses belki de geleceğin ünlü bir sopranosu olacak, kim bilir?

Üçüncü kata geldiğinizde Aşık Veysel ’in Halk Müziği Sınıfı ile Tamburi Cemil Bey ’in Türk Sanat Müziği Sınıflarıyla karşılaşıyorsunuz. Birinden bağlama, diğerinden ud, kanun ya da ney sesi çalınıyor kulağınıza... İbert ’in Nefesli Sazlar, Paganini ’nin keman, Chopin’in piyano sınıfları da aynı katta birbirinden farklı ama özde bir müziğin uyumunu sergiliyor.

Tiyatro salonuna geldiğinizde kapıdaki gülen ve ağlayan masklar karşılıyor sizi, bazen Antik Yunan tragedyalarının birinden tiradlar yankılanıyor duvarlarda, bazense Shakespeare ’in sonelerinden biri...

Aynı katta resim atölyesine adımınızı attığınız anda ise içinizde uyanan resim yapma isteğine karşı gelmeniz çok zor oluyor. Fırçalar, boyalar renklerin gizemli dünyasına davetiye çıkarıyor, hemen hayallerinizi kağıtlara aktarmak için dayanılmaz bir sabırsızlık duyuyorsunuz…